Gerekirse Yazarım

blog'a geri dön

17 yorum var - 02 Temmuz 2008 22:14

hepimizhiçiz...

" Yanıyordu gökyüzü..
İçerine düşen koru yeller gibi
Akıp giden rüzgarına bulut olur gibi
Soğuk bir gece gibi, cehenneme dönük bir sonsuzluk... "

Tenlerinin üstüne örttüler alevleri. Hücre hücre çığlıktı gözyaşları artık.
Canlı canlı ölmek nasıldı ki? Diri diri taşlanmak, hayat hayat yitmek, yaşarken ıramak nasıl bir şeydi ki?
Göz göre göre ortasında kalmak ateşin, el-kol bağlamak; çekirdek çitlemek seyrederken nasıl bir vicdandı ki? Halktan kimseye bir şey olmadığını ve bunu şükrederek dile getirmek nasıl bir anlayıştı ki?

Yanık koktu yüreğimizin bir ucu, 15 yıla sığdırılmaya çalışılan bir cinayetin izi yapıştı tenimize, elimize kiri tutuşturuldu, yüzümüze isi.

Hangi sazı alsak kelepçeli, hangi karanfili koparsak mahpus.
Hangi kapıyı açsak karanlık, hangi gurbete kaçsak uçurum.
Nereye baksak kara bir gün, nereye baksak bir girdap.

Vesikalanmış bir vatan, damgalanmış bir ulus, lekelenmiş bir insanlık, yüz/süz bir halk….
Yanan düşünceler, kavrulan bir gelecek. Küle dönememiş hâlâ yanan bir ateş.

Madımak hâlâ yanıyor. Sivas’ ta atıyor yüreğim ve orada yanıyor tenim.

Sön/me ! Yan Madımak !

ddalga  02 Temmuz 2008 22:24  

Dönemin Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel:
"HALKTAN KİMSEYE BİR ŞEY OLMADI,MESELEYİ BÜYÜTMEYELİM!"

Dönemin Sivas Belediye Başkanı Temel Karamollaoğlu:
"ŞİMDİ ŞUNLARIN RUHUNA EL FATİHA OKUYALIM. GAZAMIZ MÜBAREK OLSUN!"

Dönemin İçişleri Bakanı Mehmet Gazioğlu:
"HALKLA (İNSAN YAKAN YARATIKLAR KASTEDİLİYOR!) GÜVENLİK GÜÇLERİ KARŞI KARŞIYA GELMEDİ!!!"

Dönemin Başbakanı Tansu Çiller:
"ÇOK ŞÜKÜR OTELİN DIŞINDAKİ VATANDAŞLARIMIZIN BURNU BİLE KANAMAMIŞTIR!"

ddalga  02 Temmuz 2008 22:25  

ne diyeceğimi bilemiyorum diyerek kaçmak istemiyorum.. ne geliyorsa ağzıma söylemek istiyorum.. çığlık atmak.. küfretmek.. insana yakışmıyor denen ne varsa yapmak istiyorum.. yakışmadı insana can alan ateş.. biliyorum..

Romantic Voyager  02 Temmuz 2008 22:30  

duyarlılığınız için teşekkürler.

Fasliyev  02 Temmuz 2008 22:47  

tüm bu acılarla yüzleşmeli inadına
"utangaç vatanımızın başını kaldırması için"
"onurlu,güzel yarınlar kurabilmek için"
inadına yanmalı hala..

sijevis  02 Temmuz 2008 22:48  

o ateş hala yüreklerde yanıyor ve hiç bir itfaiye çare değil bu yangına

ukumi  04 Temmuz 2008 02:39  

buz tutmuş ruhlarımız.

Fasliyev  04 Temmuz 2008 02:45  

Madımak yanar iken yüksektekiler tepeden ağızlarındanda ateş çıkıyordu ejderha misali!! halkların içindeki buzları eritip su olup dökemedik üzerlerine.
yanıyor canlar hala cayır cayır...

didolin  04 Temmuz 2008 15:53  

ATEŞ DERESİ

ateş deresi iki tepenin arası
uzak kıyılarında şehrin, varoşlarında
kirli sarı dumanlar yükseliyor
bacalarından.
paslı
çinkolarla kaplı çatılarında
geçen yazdan kalmış uçurtma
kuyrukları.

yağmurlu bir öğle üzeri geçtim
çamurlu yollarından
bin dokuz yüz seksen birin şubatı.

on bin işsiz yaşıyor burda
yozgatlı, erzurumlu, sivaslı
on bin dul, on bin yoksul ve aç.

ya çocuklar, dünyanın en güzel
çocukları
yırtık lastikler
ayaklarında
okula gidiyorlar, çantalarında
göçlerin tarihi ve yoksulluğun
coğrafyası
taşıdıkları.

tarihi değiştirecek olan çocuklar
dünyanın en güzel çocukları.

Behçet Aysan

yOLcv  05 Temmuz 2008 14:56  

Sönme Madımak... Yan ki yüreklerimize düşende yansın, unutulmasın....

hepimizhiciz  06 Temmuz 2008 02:54  

Madımak Oteli

_Sivastopal,2 temmuz 1993,
37 ölü,
milyonlarca şiir yaralı._

sizleri tanıyordum
sabahları geçerek önümden giderdiniz işlerinize
siz
kendini amber ağacı sanan karalahana suratlı manav
yüreğini örümceklere diktiren terzi çırağı
siz
çocuklara çarpıp kaçma eğilimli belediye şoförü
maçlarda peygamberlere küfreden zabıta memuru
evet siz
siz
öğrencilerine Atatürk heykelini tokatlatan öğrenci yurdu müdürü
yani siz beyefendi
siz
çanakçılar, kışkırtıcılar, kibritçiler
melek boğazlayıcılar
sahte itfa’ye aslanları
siz
cinayet sonrası toz olan pır pır sultan imamlar
bayat yeşil biberler
kanat düşmanları
sizleri tanıyordum
kutu kutu odalarım kol kanat gerdi askerlik anılarınıza
banka cüzdanlarınıza
astım ilaçlarınıza
kiminiz evden kovuldunuz bende yattınız sabaha kadar zik zak
korudum sizi göktaşlarından ve ay çarpmalarından
çocukluk arkadaşınızdı otel kayıt memuru önce onu yaktınız
türküleri yaktınız şiirleri yaktınız
doğru sözü yaktınız

akşamları geçerek önümden gidersiniz evlerinize
yıkıntıma sinsi sinsi gülersiniz
kapıda sizi karşılayan çocuklarınız
onlar da öğrenir bir gün
içindeki insanlarla yaktığınız
bir otelin
sonsuza dek
kül tüküreceğini yüzünüze.

Akgün Akova

ukumi  07 Temmuz 2008 03:28  

belediyenin bi hafta önce olay yerine kaldırım taşı yığdığı bir memleket

captcha  07 Temmuz 2008 09:52  

bir arpa boyu bile ilerleyemediler,
ne alt katta ki ata iskender kapatılabildi ne de müzeye çevrilebildi...

p3dro  07 Temmuz 2008 17:39  

Kahpe RuhLarın Ortaya Çıkması Budur...YakıLan CAN'Ların Herbirinin Ateşi AsLa Sönmeyecek...

NighTBLacK  08 Temmuz 2008 21:53  

yüreğimizde ki yangındır madımak...

tedim  10 Temmuz 2008 15:51  

ölümleri günler öncesinden kusursuz bir planla hazırlandı... ve hala yanmaya devam ediyorlar...

mavikatar  24 Temmuz 2008 23:57  
bu yazıya puanı basanlar: